Bu Şarkı Kimin?

 
Güzel bir hikaye ile karşınızdayım… Muhtemelen hiç duymadığınız bir hikaye… Bir şarkının hikayesi. İlk defa duyduğumda ve gördüğümde beni çok şaşırtan bir hikaye.

 
‘Üsküdar’a Gider İken’ şarkısını bilir misiniz? İşte onun hikayesi! Yine bir gece uyku tutmadı twitter ortamında gezinirken ilginç bir tweet dizisine rastladım. Serkan Öztürk adlı kullanıcı bir hikaye paylaşmış. Aslında hepimizin çok çok iyi bildiği bir şarkının hikayesini… Aslında türkü desem daha doğru olacak. Çünkü Üsküdar’a Gider İken bir İstanbul türküsü. Tabi aksini iddia edenler de olmuş. ‘Üsküdar’a Gider İken’ yada diğer adıyla ‘Katibim’ dünya üzeride çok bilenen bir eser. Zaman zaman Koreli bir genç kızın bir yarışma performansı ile zaman zaman Pink Martini konserlerinde bazen de devlet törenlerinde başka ülkeler tarafından icra edildi. Ünü çok büyük gerçekten:)
 
Şimdi gelelim asıl hikayeye…
 
2000'li yılların başlarında İstanbul'daki bir restoranda biri Yunan, biri Makedon, biri Türk, biri Sırp ve biri Bulgar olan 5 arkadaş oturmaktadır. Muhabbet sürerken bir anda restoranda canlı müzik yapan müzisyenin söylediği şarkıya her biri kendi dillerinde eşlik etmeye başlar. Sonrasında aralarında derin bir tartışma başlar. Hepsi de şarkının kendi ülkesine ait olduğunu iddia eder, hiçbiri de iddiasından geri adım atmayınca anlaşamadan geceyi sonlandırırlar. Gecenin ardından masadaki Bulgar (Adela Peeva) şarkının izini sürmek için yollara düşer. Araştırmasına İstanbul'dan başlayan Peeva, müzisyen Muammer Ketencoğlu ve 60'larda şarkıdan esinlenerek çekilen Katibim filminin yönetmeni Ülkü Erakalın'la görüşür. Erakalın, şarkının Osmanlı zamanında yaşamış yakışıklı bir katibin hikayesini anlattığını belirtir. Peeva'nın ikinci adresi Midilli olur. Orada köy kahvesinde görüştüğü yaşlılar ve tanıştığı mahalli müzisyen şarkının Midilli'ye ait bir aşk şarkısı olduğunu anlatır. Başkalarının da bu şarkıyı sahilenmesini "Olsa olsa Türkler bizden çalmıştır" diye açıklarlar. Sonrasında Arnavutluk'un Görice şehrine geçen Peeva'ya röportaj yaptığı insanlar şarkının Arnavut şarkısı olduğunu iddia eder. "Yunanların ya da Sırplar'ın olmasın?" diye sorduğundaysa "Hayır, zaten Sırplar böyle bir şarkı yapamaz, çünkü onların gelenekleri yok" cevabını alır. Saraybosna'ya geçtiğinde ise şarkının Yugoslavya'yı parçalanmaya götüren savaşta Boşnak milislerin dini bir içerikle söylediğini, halen Bosna'da cihadı çağrıştıran versiyonunun söylenegeldiğini öğrenir. Saraybosna'dan sonraki durağı Üsküp'tür. Ünlü Makedon besteci İliya Peyovski ona "Şarkının kökenini bilmiyorum ama Makedon şarkısı olduğuna eminim" der, ellerini dizlerine vurarak tempo tutar "Bu tastamam Makedon kültüründe olan bir ritm".Bir sonraki durağı Sırbistan'ın Vranje kasabasıdır. Burada da insanlar şarkının kendi kültürlerine ait olduğunu düşünmektedir.
 
 
Konuştuğu Sırplar'a "Boşnaklar da bu versiyonla söylüyor, ne dersiniz?" diyerek Boşnak versiyonunu dinlettiğinde müthiş tepkiyle karşılaşır. Peeva son olarak kendi ülkesi Bulgaristan'da konuştuğu aşırı sağcılar ortalık yerde bu marşın bir Türk şarkısı olduğunu iddia edenin can güvenliğinin olamayacağını anlatır. Onlara göre Osmanlı'ya başkaldırdıkları Sliven kentine aittir ve ulusal bağımsızlıklarının bir simgesidir. Şarkının Balkan halklarını birbirine nasıl da yakınlaştırdığını göstermek için çıkılan yol aynı şarkı üzerinden halkların aslında birbirinden ne kadar uzaklaştığının, önyargıların, nefretin göstergesi haline gelmiştir adeta. Bulgar belgeselci Adela Peeva bu yolculuğunu Whose Song Is This? isimli bir belgesel haline getirir.
 
 
Peeva'nın belgeseldeki son sözleri şöyledir "Şarkıyı araştırmaya başladığımda bunun bizi birleştireceğini ummuştum, nefretin bu kadar kolay parlayabileceğine asla inanmazdım" hikayenin bu kısmına dokunmadım. Anlatan bu güzel tweet dizisini atan Serkan Öztük. Ona sonsuz teşekkürler... Belgeselin tümüne internet ortamında ulaşılamıyor. Yasal olarak bulabilirsem mutlaka satın almak isterim. Sanırım telif hakları yüzünden kaldırılmış. Adela Peeva bu belgesel ile bir çok ödül almış. Çocukluğumdan beri bu şarkının Bulgar olduğunu biliyordum. Diğerlerinin de şarkının neden kendilerinin olduğu iddiasında bulunduğunu öğrenmek istedim. Film böyle başladı… diyor. Film böyle başlamış ama anlaşılan istediği gibi bitmemiş.
 
Farklı Dillerde Katibim
 

İstanbul Radyosu’nun yıllarca sinyal müziği olan Katibim Türküsü, Kırım Harbi içinde, Abdülmecid zamanında çıkmıştır. İkinci Mahmud Devrinde askerlere Avrupai kıyafetler giydirilmiş, ancak sivil memurlar bu konuda serbest bırakılmıştır.
 
Abdülmecid, İstanbul içindeki her memura setre ve pantolon giydirdi, mutaassıp kesim de bu olayı dillere dolayı “Gavrup mukallitliği” dediler ve pantolonla sokağa çıkmayı, iç donuyla çıkmakla bir tuttular, özellikle de genç eli yüzü düzgün katipler büsbütün dile düştüler. Kırım Harbinde müttefikimiz olan İngilizler’e Selimiye Kışlası hastane olarak tahsis edilmiştir. İngiliz Ordusundaki İskoç alayını kısa eteklerle gören halk bu askerlere “Donsuz Asker” lakabının takmıştır. 
 
Bu alay Şark’a hareket ederken, bir İskoçyalı bestekar bu birlik için bir marş besteledi. Bir İstanbul Külhanisi de Selimiye Kışlası’nın Üsküdar yolu üzerinde olmasından esinlenerek ve “Donsuz asker” ler için yazılan marşın müziğini kullanarak katiplerle dalga geçmek için “ Üsküdar’a gider iken” türküsünü yazdı.
 
Daha sonraları çalgılı küçük konsol saatleri çıktı. Bu saatler ilk olarak Türkiye’ye İskoçya’dan geldi ve İskoçlar bu saatlere aynı marşın müziğini koymuşlardı. Bu saatler İstanbul’da “Katibim türkülü saat” adı altında satıldı ve neredeyse almayan kalmadı. 
 
Kimi kaynaklara göre türkü Üsküdar halk kültürünün bir parçası olan Kâtip Aziz Bey ve kendisini görmek için kafesli pencerelere koşan kızların 19. yüzyıldaki sevdalarının şarkısıdır. Müziğin Yunan, Bulgar ve Sırpça olduğu iddiasıda mevcut.

 

Aykut BALCI
Güncel Yazıları
 

 

Röportaj

"Kurtulacağıma benden başka kimse inanmıyordu, ben inandım ve başardım. Öyle kolay kolay bir yere gitmeye hiç niyetim yok."

Eurovision denince akla ilk gelen sanatçılarımızdan birisi olan ve son olarak kanseri yenmesiyle adından söz ettiren ARZU ECE, taa Amerika'da yaşadığı halde bizi kırmadı ve röportaj teklifimizi kabul etti. Bu içten röportajı zevkle okumanız dileği ile...

Türk alternatif rock müziğin MTV ödüllü grubu maNga, Mart ayında gerçekleştireceği konser turnesi öncesi son hazırlıklarını tamamladı.

SİZDEN!

SİZDEN!

SadeceMuzik.Net ekibi olarak yepyeni bir proje ile takipçilerimize yepyeni bir imkan sunuyoruz. 

Sayfamızdaki yeni projemiz „SİZDEN!“ bölümü ile SadeceMuzik.Net dünyası artık daha interaktif, daha eğlenceli ve SİZDEN olacak !!

Mert ATEŞ yazdı

Tanıtım

Esra Sezer'in ilk teklisi "Ama Hala" "Vocal Records" etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı.

Konser Hikayeleri

Sanatçıların ölümlerine her zaman üzülmüşüzdür. Onları görmesek bile hayatımızın fon müziği oldukları için bizden bir parça gitmiş gibi olur. Fakat o şarkıcıyı gördüysek eğer anılarımıza da katılırlar. İşte ben de The Prodigy vokalisti Keith Flint'in ölüm haberini alınca sıradan ünlü ölüm haberlerinden daha çok üzüldüm. 

Dünden Bugüne

Dünden Bugüne`de Mor ve Ötesi grubunu mercek altına aldık.

İlginç Haber

Ocak ayında Lana Del Rey, Violet Bent Backwards Over Grass isimli bir şiir kitabı yayınlama planlarını açıklamıştı. 

"İnsanlar bana ‚Sen şarkı yazamazsın, enstruman çalmayı bilmiyorsun‘ dediler, ama benim 10 tane Altın plağım var.''
SONNY BONO

Tarihte Bugün

Âşık Veysel vefat etti. (1973)

İçeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız Çerez Politikası.