Brit-Pop’un prensesi Sophie Ellis-Bextor’ın geri dönüşüne güç katan proje!

İngiliz kökenli Sophie Ellis-Bextor, Brit-Pop’un güçlü müzisyenlerinden biri olarak 2001 yılında yayınladığı “Read My Lips” adlı ilk albümünde yer alan “Groovejet” single’ı ile iyi bir çıkış yakalamış ve İngiltere’de iki milyon satmıştı.

Pop müziğine baktığımız zaman genelinde hep asi kız imajı vardır. Örnek vermek gerekirse Rihanna, Halsey, Kylie Minogue, Rita Ora, Britney Spears, Miley Cyrus, Katy Perry yada Pink gibi isimleri yazabilirim. En azından yazdığım starlara göre değerlendirirsem Sophie Ellis Bextor bu imajı tamamen yerle bir eden isimlerin başında geliyor. Sophie’nin müziğini ise mainstream pop, pop, nu-disco ve 1980’li yılların elektronik etkilerinin karışımı olarak tanımlayabilirim. 1990’lı yıllarda “Theaudience” adlı indie-pop türü müzik yapan bir grubun solisti olarak müzik hayatına başlayan Sophie Ellis-Bextor grup dağıldıktan sonra kariyerine solo olarak devam etme kararı aldı.

2001 yılında yayınlandığı ilk albümü olan “Read My Lips” ile UK Albums Chart listesine 2 numaradan giren Sophie Ellis-Bextor bütün dünyada 2 milyon satınca “British Recorded Music Industry” tarafından double platinum sertifika ile ödüllendirildi. “Shoot from the Hip” adlı ikinci albümünü 2003 yılında yayınlayan Sophie bu albümden de iki hit şarkı çıkarmıştı. Onun arkasından 4 yıllık bir ara veren Sophie Ellis-Bextor “Trip the Light Fantastic” adlı üçüncü albümünü 2007 yılında yayınladı. Yine bu albümden “Mixed Up World” ve “I Won’t Change” şarkılarını hit olarak çıkarması başarısını pozitif yönde etkiledi.

Calvin Harris, Greg Kurstin, Dj Armin Van Buuren ve Freemasons tarafından aranje edilen ve desteklenen “Make a Scene” adlı dördüncü albümünden yayınlanan Heartbreak, Not Giving Up on Love, Can't Fight This Feeling ve Bittersweet şarkıları Avrupa, Amerika hatta Türkiye’de bile listelere girdi. Hatta Sophie Ellis-Bextor, 2010 yılında Borusan Contemporary önderliğinde Babylon İstanbul’da çok güzel bir konser vermişti.

2011 yılında yayınladığı “Wanderlust” adlı beşinci albümü benim favorilerimden. Diğerlerine göre akustik bir albüm olarak Folk, Barouque ( Klasik müziğin modernleşmiş hali oluyor ) ve zengin orkestral unsurları içeriyor. Bu tarz albümlerden daha çok haz alıyorum. Nedeni ise daha gerçekçi ve temiz geliyor. Müzisyenin gerçek ses rengini ufak tefek oynamalara rağmen kulağınız ile seçebiliyorsunuz. Özellikle bu albümden Wrong Side of the Sun, Until the Stars Collide, Birth of an Empire, Young Blood ve Love Is a Camera şarkıları için kesinlikle hit niteliği taşıyor diyebilirim. 

“Wanderlust” albümündeki başarıyı görmüş olmalı ki “The Song Diaries” adlı yeni bir senfonik düzenleme ile geri dönmeye hazırlanan Sophie Ellis-Bextor bu albümden “Take Me Home” isimli ilk single’ını yayınladı. Albümün bütün aranjelerini İngiliz söz yazarı ve prodüktör Ed Harcourt ve James Bond, Kurtuluş Günü, Godzilla, Sherlock gibi filmlerin müziğini yapan David Arnold’a teslim etti. Hatta 2018 yılının Ekim ayında İngiltere Royal Festival Hall Auditorium’da verdiği konserde müzik ziyafeti sunan ve bütün hit şarkılarını senfoni orkestrası ile yorumlayan müzisyen herkes tarafından oldukça beğeni kazanmıştı. İngiltere’de kaydedilen “The Song Diaries” 30 parçalık enstürman ile Sophie Ellis-Bextor’un kariyeri boyunca hit olmuş şarkılarını senfonik ve tamamı yenilenmiş versiyonları ile dinleme olağanı sağlıyor. Yedinci stüdyo albümünü yayınlayacak olan Sophie Ellis-Bextor oldukça heyecanlı olduğunu ve yeni albümü ile gerçek müzik ziyafeti yaşatacağını söylüyor. Brit-Pop’ta dinlediğim müzisyenler arasında olan Sophie Ellis-Bextor yine bu iddiayı boş çıkarmayacak bir düzenleme ile geleceği şüphesiz.

20 hit şarkısı ile listelerde büyük başarılar elde ettiğini ve güçlü satış rakamları yakaladığını söyleyerek İngiliz pop müziğinin prensesi ve bugünlerin disco divası olarak anılan Sophie Ellis-Bextor’ın hit şarkılarının senfonik düzenlemelerinden oluşan “The Song Diaries” albümünü severek dinleyeceğinize inanıyorum. Özellikle eski hitlerinden biri olan “Murder on the Dance floor” şarkısına kulak verin.

MERT ATEŞ
Güncel Yazıları
 


 

Röportaj

Gönül Yazar, nasıl 60'lı ve 70'li yılların müzik piyasasındaki taş bebeği ise, Seçil de 90'lı yıllarda popun Barbie bebeğiydi. "Uhde" şarkısı nedeniyle hala "Uhde Seçil" olarak anılan sanatçıya "Sadece Müzik" muhabirlerinden Turgay Suat Tarcan mikrofonunu uzattı. "Ayakta kalan müzik firmaları albüm olmasa da 90'lı yılların sanatçılarına bir single yapıp ne olacağını görebilirler." diyen Seçil artık ne yapıyor? Merak edenler bu satırlara buyursun...

SİZDEN!

Merhaba SadeceMüzik.Net Takipçileri,

Size grubumuz "Yarın"dan ve çıkardığımız EP "III"den bahsetmek istiyoruz.

Tanıtım

Halil Sezai’nin bu yıl kurduğu ve üretim merkezi olarak tanımladığı KaYıP Müzik’in ilk projesi hayata geçti. Umut ve Soner isimli 19 yaşındaki iki yetenekli genç müzik dünyasına “Boşver” adlı şarkılarıyla merhaba diyor.

Konser Hikayeleri

Sanatçıların ölümlerine her zaman üzülmüşüzdür. Onları görmesek bile hayatımızın fon müziği oldukları için bizden bir parça gitmiş gibi olur. Fakat o şarkıcıyı gördüysek eğer anılarımıza da katılırlar. İşte ben de The Prodigy vokalisti Keith Flint'in ölüm haberini alınca sıradan ünlü ölüm haberlerinden daha çok üzüldüm. 

Dünden Bugüne

Dünden Bugüne`de Tarkan`ı mercek altına aldık.

İlginç Haber

Müzik dünyasının en çok konuşulan yıldızlarından Bruno Mars hakkında bilmedikleriniz.

"Rap müzik sadece bilgisayarlaştırılmış bir saçmalık. Top of the Pops'ı dinliyorum ve üç şarkıdan sonra birini öldürmek istiyorum"
GEORGE HARRISON

Tarihte Bugün

Attila Özdemiroğlu aramızdan ayrıldı. (2016)

İçeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız Çerez Politikası.